12 March 2026

BÖLÜM 4: BIRLESIK KRALLIK & IRLANDA CUMHURIYETI GEZISI– WINDERMERE & GLASGOW

Sabah kahvaltısıyla güne güzel ve enerjik bir başlangıç yapıyoruz. Otelde yaptığımız keyifli kahvaltının ardından Liverpool’dan ayrılıp İskoçya’ya doğru yola koyuluyoruz. Yolculuğun bu kısmı başlı başına bir deneyim aslında. İngiltere’nin en etkileyici doğal bölgelerinden biri olan Göller Bölgesi’nden geçerken, camdan dışarı bakmayı unutmayın. Yol boyunca taş duvarlarla çevrili yeşil tarlalar, küçük köyler ve kartpostalları aratmayan manzaralar size eşlik ediyor. Tipik İngiliz taş evleri, kıvrılan yollar ve uzakta görünen tepeler gerçekten büyüleyici bir atmosfer yaratıyor. Bu rota, fotoğraf çekmek ve doğanın tadını çıkarmak için en güzel yollardan biri.

Göller Bölgesi & Windermere

İngiltere’nin en güzel doğa bölgelerinden biri olan Göller Bölgesi, doğa severler için adeta bir açık hava cenneti. Burası İngiltere’nin en büyük ikinci ulusal parkı ve dağlar, göller, ormanlar ve küçük köylerle çevrili eşsiz bir manzaraya sahip. Bölge aynı zamanda birçok ünlü sanatçı ve yazara ilham vermiş. Özellikle doğanın sakinliği ve manzaraların büyüsü, burayı ziyaret eden herkesi etkiliyor.

Burada ortalama 2–3 saat geçiriyoruz. Bu süre içinde bölgenin en ünlü noktalarından biri olan Windermere Gölü’nü keşfetme fırsatı buluyoruz. Windermere, İngiltere’nin en büyük gölü ve çevresi gerçekten huzur dolu. Eğer isterseniz yaklaşık 45 dakika süren bir tekne turuna katılabilirsiniz. Tekneyle gölün üzerinde süzülürken etrafını saran tepeleri, göl kenarındaki evleri ve doğanın sakinliğini izlemek gerçekten unutulmaz bir deneyim oluyor. Tekne turu ücretli olup yaklaşık £13 yetişkin, £6,5 çocuk için. Turlar genellikle 09:00 ile 17:00 saatleri arasında düzenleniyor. Bu tur sırasında ünlü şair Wordsworth ve çocuk kitaplarıyla tanınan Beatrix Potter’a ilham veren manzaraları da görme şansı yakalayabilirsiniz.

Tekne turunun dışında göl kıyısındaki Bowness-on-Windermere kasabasında dolaşmak da oldukça keyifli. Küçük kafeleri, hediyelik eşya dükkânları ve göl kenarındaki yürüyüş yolları ile tam bir İngiliz kasabası atmosferi sunuyor. Burada göl kıyısında yürüyüş yapabilir, banklarda oturup manzaranın tadını çıkarabilir ya da küçük kafelerde bir kahve molası verebilirsiniz. 

Eğer zamanınız varsa The World of Beatrix Potter müzesini ziyaret etmek de güzel bir seçenek olabilir. Özellikle çocuklu ziyaretçiler için oldukça eğlenceli bir müze. Giriş ücreti yaklaşık £9 ve 10:00–17:30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Glasgow Şehir Turu

Doğa manzaralarıyla dolu yolculuğun ardından İskoçya’nın en büyük ve en hareketli şehirlerinden biri olan Glasgow’a varıyoruz. Glasgow, mimarisi, sanatı, tarihi ve canlı sokak kültürü ile oldukça karakteristik bir şehir. Burada yapacağımız şehir turu yaklaşık 3–4 saat sürüyor ve bu süre içinde şehrin en önemli noktalarını keşfetme fırsatı buluyoruz.

İlk duraklardan biri genellikle Glasgow Üniversitesi oluyor. Üniversitenin gotik mimarisi gerçekten etkileyici. Özellikle Cloisters adı verilen kemerli koridorlar, birçok ziyaretçinin Hogwarts atmosferine benzettiği bir yer. Fotoğraf çekmek için en güzel noktalardan biri ve ücretsiz olarak 08:00–18:00 saatleri arasında gezilebiliyor.

Sanat severler için Glasgow’un en önemli duraklarından biri Kelvingrove Art Gallery & Museum. Oldukça zengin bir koleksiyona sahip olan bu müzede dünyaca ünlü sanatçıların eserleri sergileniyor. En dikkat çeken eserlerden biri Salvador Dalí’nin ünlü “İsa’nın Çarmıha Gerilişi” tablosu. Müze ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor ve genellikle 10:00–17:00 saatleri arasında açık.

Şehrin tarihi yapılarından biri olan Glasgow Katedrali ise gotik mimarinin İskoçya’daki en güzel örneklerinden biri. Katedralin atmosferi oldukça etkileyici. Hemen yanında yer alan Necropolis mezarlığı ise şehrin en ilginç noktalarından biri. Küçük bir tepenin üzerinde yer alan bu tarihi mezarlık, aynı zamanda Glasgow’un panoramik manzarasını izleyebileceğiniz en güzel noktalardan biri. Hem katedral hem de Necropolis ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.


Şehrin eski ticaret merkezi olan Merchant Square ise Glasgow’un tarihi ve modern atmosferini bir arada hissedebileceğiniz keyifli bir bölge. Cam tavanlı avlusu, restoranları ve kafeleriyle oldukça canlı bir yer. Burada kısa bir mola verip çevreyi keşfetmek güzel bir deneyim olabilir.

Alışveriş ve şehir atmosferini hissetmek isteyenler için Buchanan Street en popüler caddelerden biri. Sokak sanatçıları, müzisyenler ve kalabalık alışveriş mağazalarıyla oldukça canlı bir atmosfere sahip. Şehir turu sırasında veya serbest zamanda burada dolaşmak oldukça keyifli oluyor.

Gün Sonu & Akşam Serbest Zaman

Glasgow şehir turunun ardından akşam saatlerinde serbest zamanınız oluyor. Şehrin merkezindeki George Square, belediye binası ve tarihi heykelleriyle fotoğraf çekmek için güzel bir nokta. Meydan özellikle akşam ışıklarıyla oldukça etkileyici bir atmosfere sahip.

İsterseniz Riverside Museum ve yanında bulunan tarihi Tall Ship’i de ziyaret edebilirsiniz. Ulaşım ve denizcilik tarihine dair oldukça ilginç sergilere sahip olan bu müze ücretsiz olarak gezilebiliyor ve genellikle 10:00–17:00 saatleri arasında açık.

Akşam yemeği için ise Glasgow’un en keyifli bölgelerinden biri Ashton Lane. Küçük taş sokakları, ışıklarla süslenmiş atmosferi ve samimi publarıyla oldukça sıcak bir ortam sunuyor. Burada İskoç mutfağını deneyebilir ya da keyifli bir pub akşamı geçirebilirsiniz.

Serbest Zaman Tavsiyeleri – Glasgow

Kültür & Tarih

People’s Palace & Winter Gardens: Glasgow’un sosyal tarihini anlatan bu müze, Viktorya döneminden günümüze şehrin yaşamını anlatan sergilere sahip. Yanındaki cam serada ise tropikal bitkiler arasında kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ücretsiz ve genellikle 10:00–17:00 saatleri arasında açık.

Glasgow Necropolis: Katedralin yanında bulunan bu tarihi mezarlık, Victoria dönemine ait yüzlerce anıt mezarı barındırıyor. Tepesinden şehir manzarasını izlemek gerçekten etkileyici. Fotoğraf çekmek için en güzel noktalardan biri.

St. Mungo Museum of Religious Life and Art: Dünya dinleri ve farklı kültürlere ait eserlerin sergilendiği oldukça ilginç bir müze. Farklı kültürleri keşfetmek isteyenler için güzel bir durak. Ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Sanat & Modern Kültür

Gallery of Modern Art (GoMA): Glasgow’un modern sanat merkezi. Müzenin önündeki atlı heykelin başına yerel halkın taktığı trafik konisi ise şehrin en eğlenceli ve ikonik fotoğraf noktalarından biri.

The Lighthouse (Charles Rennie Mackintosh Centre): Ünlü İskoç mimar Charles Rennie Mackintosh’a adanmış bir kültür merkezi. İçindeki spiral merdivenleri çıkıp gözlem kulesine ulaştığınızda Glasgow’un güzel bir panoramik manzarası sizi bekliyor.

Sokaklar & Atmosfer

Ashton Lane: Taş sokakları, ışıklarla süslenmiş tavanları ve samimi publarıyla Glasgow’un en keyifli akşam bölgelerinden biri.

Argyle Street & Sauchiehall Street: Mağazalar, restoranlar ve kafelerle dolu canlı caddeler. Alışveriş yapmak ya da şehir atmosferini hissetmek için güzel yerler.

Glasgow Green: Şehrin en eski parklarından biri. Geniş yürüyüş yolları ve açık alanlarıyla dinlenmek ya da kısa bir yürüyüş yapmak için ideal.

No comments:

Post a Comment