25 February 2026

BÖLÜM 3: BIRLESIK KRALLIK & IRLANDA CUMHURIYETI GEZISI– OXFORD, CHESTER & LIVERPOOL

Kahvaltının ardından, İngiltere’de bir başka güzel ve güneşli güne başlarken rotamızı önce Oxford’a, ardından Liverpool’a çevirdik. Otobüse yerleşip yola çıktığımız o an, bizi hem tarihi hem kültürel açıdan zengin bir günün beklediğini hissediyorduk.

Yol boyunca İngiliz kırsalının huzur veren manzaraları bize eşlik etti. Özellikle Oxford’a yaklaşırken Cotswolds’un kartpostalları andıran taş evleri, yemyeşil tepeleri ve sessiz köy yolları fotoğraf makinelerimizi sık sık durdurmamıza neden oldu. Her virajda karşımıza çıkan pastoral manzara, yolculuğun kendisini adeta başlı başına bir deneyime dönüştürdü.

Bu keyifli yolculuk sırasında rehberimizin şehrin tarihine dair paylaştığı kısa ama etkileyici hikâyeler ise bizi günün programına hazırladı; geçmişin izlerini sürmeye ve yeni keşiflere hazır bir şekilde ilk durağımıza doğru ilerledik.

Oxford Şehir Turu: İlk durağımız, dünya çapında üniversiteleri ve tarihi atmosferiyle ünlü Oxford’du. Şehrin taş sokakları, akademik geçmişiyle birleşince gerçekten başka bir dünyaya adım atmış gibi hissettiriyor.

Christ Church College’a girdiğimizde, Harry Potter’ın yemek salonu sahnelerini hatırlamamak mümkün değildi. İçeride dolaşırken, Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarında’yı yazdığı bu okuldaki derslikleri hayal ettik. Ücretli olmasına rağmen (~£15), atmosfer kesinlikle buna değerdi.

Ardından Bodleian Library’e geçtik. Avrupa’nın en eski kütüphanelerinden biri olan bu mekan, Harry Potter’ın “Yasaklı Bölüm” sahnelerinin çekildiği yer. Sessizliği ve tarihi dokusu o kadar büyüleyiciydi ki, buraya saatlerce oturup kitapların arasında kaybolmak isteyebilirdiniz. Ücretli giriş (£6–£9) olmasına rağmen Oxford deneyiminin olmazsa olmazı burası.

Dışarıda kısa bir yürüyüşle Radcliffe Camera ve Bridge of Sighs (Hertford Bridge)’in önünden geçtik. Radcliffe Camera’nın yuvarlak barok yapısı ve Bridge of Sighs’in fotoğraf için ideal açıları, Oxford turunun en ikonik karelerini oluşturuyordu.

Son olarak Sheldonian Theatre’ı ziyaret ettik. Burası üniversite törenlerinin yapıldığı mekân ve çatı katına çıkınca Oxford’un panoramik manzarası nefes kesici. Küçük bir giriş ücreti (£4–£5) ile hem tarihi görebiliyor hem de şehir manzarasının tadını çıkarabiliyorsunuz.

Oxford turu yaklaşık 3–4 saat sürünce, biraz yorgun ama çok mutlu bir şekilde arabaya geri döndük.

Chester Şehir Turu: Oxford’tan sonra rota Chester’a çevrildi. Burası Roma döneminden kalma surları ve Tudor tarzı siyah-beyaz evleriyle ünlü şirin bir şehir. Ortalama 1,5–2 saat süren turda, önce Chester Katedrali’ni ziyaret ettik. Gotik mimarisi ve sessiz avlusu (cloister) fotoğraf için harika bir yer. Katedral ücretsiz girişli ama bağış bırakmak isteyebilirsiniz.

Ardından Chester’ın simgesi haline gelmiş Eastgate Clock’a yürüdük. Big Ben’den sonra İngiltere’de en çok fotoğraflanan saat olduğunu duyunca, tam ortadan yukarı bakarak bir fotoğraf çekmeyi ihmal etmedik.

Kısa bir yürüyüşle Şehir Surları (City Walls)’ını dolaştık. Roma döneminden kalma bu 3 km uzunluğundaki yürüyüş yolu, Chester’ın farklı bir perspektiften görülmesini sağlıyor. Taşların arasında yürürken tarih sanki ayağımızın altından geçiyordu.

Liverpool Şehir Turu: Günün son durağı, Beatles, futbol ve liman kültürüyle ünlü Liverpool’du. Ortalama 3–4 saat süren şehir turu boyunca, şehrin enerjisi hemen hissediliyordu.

İlk olarak Anfield Stadyumu’na gittik. Liverpool FC’nin mabedi olan stadyum, özellikle “You’ll Never Walk Alone” marşının yankılandığı tribünleriyle eşsiz bir deneyim sunuyor. Stad turu (£23–£28) biraz pahalı gibi görünebilir ama futbol severler için değerdi.

Sonrasında şehir merkezine geçip Liverpool’un tarihi sokaklarında dolaştık, liman bölgesini keşfettik ve Beatles mirasını hissettik. Küçük kafelerde kısa bir mola verip günün yorgunluğunu atarken, şehir adeta bize tarih, müzik ve futbolun iç içe geçtiği bir panorama sunuyordu.

Liverpool Katedrali: Günün ilk duraklarından biri İngiltere’nin en büyük katedrali oldu. Görkemli yapısı ve etkileyici iç mekân detaylarıyla büyüleyici. Eğer vaktiniz varsa, katedralin kulesine çıkabilirsiniz; Mersey Nehri ve şehir manzarası adeta nefes kesici. Giriş ücretsiz, ancak bağış bırakmak iyi bir fikir.

St. George’s Hall: Neo-klasik mimarisiyle Liverpool’un en ikonik binalarından biri. İçerideki konser salonu, dünyanın en iyi akustiğine sahip salonlardan biri olarak biliniyor; o anlarda hafif bir uğultu duymak bile insanı etkiliyor. Bina genel olarak ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

Albert Dock & Mersey Nehri; Liman bölgesi UNESCO Dünya Mirası listesinde ve şehrin kalbi gibi. Burada Beatles Story Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz (~£19), ama dışarıdaki yürüyüş ve manzara tamamen ücretsiz. Gün batımında Mersey Nehri kıyısında yürümek hem fotoğraf hem de romantik bir atmosfer için harika.

Cavern Club: Beatles’ın ilk sahne aldığı meşhur pub. Burada akşamüstü veya gece canlı müzik dinleyebilirsiniz (~£5). Beatles hayranıysanız bu mekân kesinlikle listenizde olmalı; küçük ama tarihi bir hazine gibi.

Günün Sonu

Liverpool şehir turunun ardından serbest zaman ve otel dönüşü planlandı. Akşam yemeği için Baltic Market’i öneriyoruz; yerel lezzetleri deneyebilir ve şehrin genç, enerjik atmosferini yaşayabilirsiniz.

Serbest Zaman Tavsiyeleri (Liverpool)

Beatles & Müzik Tutkunları İçin

  • Beatles Heykeli (The Beatles Statue, Pier Head) – Ücretsiz, mutlaka fotoğraf çekin.
  • Cavern Quarter – Beatles’ın başladığı bölge; hediyelik eşya dükkanları ve barlarla dolu.

Liman & Kültür Alanı

  • Pier Head & Three Graces (Royal Liver, Cunard, Port of Liverpool binaları) – UNESCO mirası, fotoğraf için ikonik.
  • Museum of Liverpool – Ücretsiz; şehrin tarihi ve spor kültürü anlatılır.
  • Mersey Ferry Turu – ~£12; Beatles’ın “Ferry Cross the Mersey” şarkısına ilham veren nehir turu.
Sanat & Modern Kültür

  • Tate Liverpool (Albert Dock) – Ücretsiz (bazı sergiler ücretli olabilir).
  • Walker Art Gallery – Ücretsiz; İngiltere’nin en zengin sanat koleksiyonlarından biri.
Futbol Tutkunları İçin

  • Goodison Park (Everton FC Stadyumu) – ~£20; futbol meraklıları için alternatif tur.

Sokaklar & Fotoğraf Noktaları

  • Bold Street – Kafeler, butik dükkanlar ve sokak kültürü.
  • Hope Street – Şehrin iki katedrali (Liverpool & Metropolitan Katedrali) arasında, sanat galerileriyle ünlü.
  • Chinatown (Liverpool) – Avrupa’nın en eski Çin Mahallesi; dev Çin Takı (Paifang) ile fotoğraf noktası.

Bu unutulmaz gün, sadece şehirler arasında yapılan bir yolculuk değil; zamanın, hikâyelerin ve duyguların içinden geçen bir serüvendi. Oxford’un akademik zarafetinden Chester’ın zamansız cazibesine ve Liverpool’un capcanlı ruhuna uzanan bu rota boyunca yürüdüğümüz her sokak, hayranlıkla baktığımız her yapı kalbimizde silinmez izler bıraktı. Tarih eski taşların arasından fısıldadı, müzik hareketli sokaklarda yankılandı, futbol ise nesilleri ortak bir tutkuda buluşturdu.

İlham, nostalji ve saf bir hayranlıkla dolu bu günü, yolculuk sona erdikten çok sonra bile içimizde taşımaya devam edeceğiz.

Yeni anıların bizi beklediği dördüncü yazıda görüşmek üzere.

No comments:

Post a Comment