Merhaba gezisever dostlar! Kuzey Avrupa’nın serin rüzgârlarında çıktığımız yolculuğumuzun yeni durağı Stockholm. Helsinki’den ayrılıp Baltık Denizi’nin sakin sularında ilerlerken ufukta beliren renkli evler, ince kuleler ve köprülerle birbirine bağlanan adalar bize Stockholm’e yaklaştığımızı fısıldıyordu. İsveç’in başkenti aynı zamanda ülkenin kültür, sanat, siyaset ve ekonomi merkezi… Yani tam bir “kuzey başkenti”!
Yaklaşık 14 ada üzerine kurulu bu şehir, hem tarih kokan sokakları hem de modern yaşamın zarif dokunuşlarıyla bizi daha ilk dakikadan etkisi altına aldı. Gamla Stan’ın eski taşlarıyla Djurgarden’ın masmavi doğası iç içe geçiyor; tarih ve modernite adeta el ele yürüyordu.
Stockholm: Adalar Şehrine İlk Adım
Fiyort hissi veren kanalları, Mälaren Gölü’nün kıyıları, rengarenk cepheli evleri ve tertemiz sokaklarıyla Stockholm, “temiz, düzenli ve huzurlu” kelimelerine tam anlamıyla hayat veriyor. Şehir hem çok tarihi hem çok modern ama en güzeli, kendinizi sanki yüzyıllardır tanıdığınız bir yerdeymiş gibi hissettirmesi.
Stockholm Şehir Müzesi : Stadsmuseet
İlk
durağımız şehrin hafızasını taşıyan Stockholm Şehir Müzesi oldu. 16.
yüzyıldan günümüze Stockholm’ün geçirdiği değişimi görmek inanılmaz keyifliydi.
Küçük bir ticaret kasabasından modern bir dünya kentine dönüşen şehrin hikâyesi
burada tüm detaylarıyla anlatılıyor.
Biz
burada eski Stockholm’ün maketlerine baktık, günlük yaşam objelerini inceledik
ve şehrin nasıl şekillendiğine hayran kaldık.
Gamla Stan: Stockholm’ün Kalbi
Stockholm’ün
ruhunu arıyorsanız, hiç düşünmeden Gamla Stan deriz. 1252’de şehrin
temellerinin atıldığı bu bölge, daracık sokakları, renkli binaları, tarihi
meydanları ve masalsı atmosferiyle insanı adeta Orta Çağ’a götürüyor.
Biz
burada:
- Nobel Müzesi’ni ziyaret ettik, Alfred Nobel’in hikâyesine tanık
olduk
- Parlamento Binası, Stockholm Katedrali ve Kraliyet Sarayı’nı
keşfettik
- Stortorget Meydanı’nda rengarenk binalar arasında dolaştık ve ünlü Chokladkoppen’de
kahvemizi yudumladık
- Gizli bir hazine
olan Nobel Kütüphanesi’ne uğrayıp Nobel dondurmasını denedik ve gerçekten damağınızda kalıyor!
Gamla
Stan, yürüyerek keşfetmenin en keyifli olduğu yerlerden biri; biz her köşesinde
saatler geçirdik.
Skansen Açıkhava Müzesi: Dünyanın İlk Açıkhava Müzesi
Djurgarden
Adası’na geçtiğimizde bizi Skansen Açıkhava Müzesi karşıladı. Burası
sadece bir müze değil, aynı zamanda mini bir köy ve hayvanat bahçesi
konseptinde büyük bir park. Eski İsveç evlerini, kıyafetlerini, zanaatkarları
ve geleneksel yaşamı birebir görmek çok keyifliydi.
Djurgarden Adası: Stockholm’ün Kültür Merkezi
Djurgarden,
adeta şehrin kültürel kalbi. Feribotla 9 dakikada ulaştığımız adada:
- ABBA Müzesi
- Vasa Müzesi
- Skansen Açıkhava
Müzesi
- Gröna Lund Eğlence
Parkı
ve daha birçok ünlü durak var. Biz burada hem müzeleri gezdik hem de doğayla iç içe yürüyüş yaptık.
Vasa Müzesi (17. Yüzyıldan Çıkan Bir Hazine)
1628’de
ilk seferinde batan Vasa Gemisi, 1961’de su altından çıkarılmış ve
restore edilmiş. Müze içinde geminin hikâyesini, günlük yaşamını ve dönemin
sanat anlayışını keşfettik. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık bile; gemi
gerçekten nefes kesici!
Stockholm Belediye Binası: Nobel’in Evi
Kungsholmen Adası’nda yer alan Belediye Binası, Stockholm’ün en ikonik yapılarından. Her yıl 10 Aralık’ta Nobel Ödül Töreni burada yapılıyor. Biz rehberli tura katıldık ve 106 metre yüksekliğindeki kuleye çıkarak Stockholm manzarasını seyrettik ve kesinlikle görmeye değer!
Stockholm’ün Renkli Sokakları ve Meydanları
- Västerlånggatan: Gamla Stan’ın en eski caddelerinden, hediyelik eşya
dükkanları ve kafeleriyle dolu
- Stortorget: Tarihi olayların sahnesi, fotoğraf çekmek için
mükemmel
- Järntorget: İkinci eski meydan, cafeleri ve canlı atmosferiyle
keşif noktası
- Tyska Kyrkan (Alman Kilisesi): Gotik mimarisi ve etkileyici iç dekoru ile göz alıcı
Stockholm’de Alışveriş
Biz
alışveriş için en çok Drottninggatan, Gamla Stan, Hamngatan
ve Gallerian AVM’yi tercih ettik. Yaz aylarında Skansen’deki zanaatkâr
stantları da oldukça ilgi çekici.
Bizim Notlarımız: Stockholm
- Cafe Konditori: Järntorget’te mütevazi ve sıcak bir pastane
- Mårten Trotzigs
Gränd: Stockholm’ün en dar sokağı,
fotoğraf için ideal
- Fika Saati: İsveç’in geleneksel kahve ve çörek molası... mutlaka
deneyin!
- City Hall Turları: 45 dakikalık İngilizce tur, çok keyifli
- Galärvarvet Bölgesi: Vasa’dan Viking Museum’a kadar onlarca müzeyi kapsıyor
- National Museum: Ücretsiz sanat galerisi
- Sofia Church: Şehir manzarası şahane
- Stockholm metrosu: 150 istasyon, her biri farklı bir sanat konsepti; zamanınız varsa mutlaka tur yapın
Bir Kuzey Masalının Ardından…
Stockholm;
ada üzerindeki yaşamı, tarih kokan sokakları, dingin gölleri ve kendine özgü
kültürüyle kalbimizde özel bir yer edindi. Burada sadece güzellik değil, aynı
zamanda sakinlik, ilham ve keşfetme arzusu da bulduk.
Ve
şimdi… yolculuğumuz kuzeyin başka bir büyüsüne doğru devam ediyor: Norveç!
Flam, Bergen ve Stavanger bizi bekliyor. Fiyortların, masalsı tren
yollarının ve muhteşem doğanın içinde yeniden buluşmak üzere!
No comments:
Post a Comment