22 November 2025

BÖLÜM 5: EYOBUS İLE KUZEY AVRUPA DENEYİMİ - FİNLANDİYA: HELSİNKİ (TÜRKÇE VERSİYON)

Merhaba gezisever dostlar! Baltık kıyılarında başladığımız bu macerada Tallinn’i geride bırakıp şimdi de “Bin Göller Ülkesi” Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye doğru uzanıyoruz. Tallinn Limanı’ndan Viking Line feribotuna bindik ve Baltık Denizi’nde süzülürken bir yandan Estonya’nın kırmızı çatılı şehir silueti yavaşça uzaklaşıyor, diğer yandan kuzeyin serin rüzgârı yeni bir maceranın kapısını aralıyordu.


Feribot Helsinki Limanı’na yaklaşırken şehri daha ilk bakışta hissettik: sakinliği, düzeni, doğayla iç içe zarif mimarisi… 315 adadan oluşan bu ada şehri, hem büyük hem ferah hem de huzurlu bir metropol olarak gönlümüzde ayrı bir yer açtı.

Helsinki: Kuzeyin Sakin, Modern ve Masalsı Şehri

Helsinki’de turistik yerler birbirine çok yakın, bu yüzden şehri yürüyerek keşfetmek büyük keyif. Geniş caddeleri, pastel renkli binaları ve Baltık esintisiyle her adımda hem doğayla hem modern yaşamla iç içe bir şehirde olduğumuzu hissettik.

Suomenlinna Adası ve Kalesi

Helsinki denince akla gelen ilk yerlerden biri tabii ki Suomenlinna! Market Square’den kalkan feribotla sadece 15 dakikada ulaştık. Altı adaya yayılmış dev bir kale kompleksi var ve biz burayı keşfederken kendimizi adeta tarih içinde yolculuk yaparken hissettik.


18. yüzyılda İsveç Krallığı tarafından inşa edilen kale, yıllar içinde kuşatmalara ve savaşlara tanıklık etmiş. 1808’de Ruslara teslim olmuş ama bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde hem müzeleri hem kafeleri hem de huzur dolu sokaklarıyla adeta açık hava müzesi gibi. Biz ada sokaklarında dolaşırken bir anda kendimizi askeri tünellerde ve deniz fenerlerinin kıyısında dalgaları dinlerken bulduk. Üstelik şehir içi biletimiz feribotta da geçerliydi; kolay ulaşılabilir bir tarih yolculuğu olmuş oldu.

Uspenski Katedrali ve Kauppatori

Senato Meydanı’ndan denize doğru yürürken karşımıza Uspenski Katedrali çıktı. Altın kubbeleriyle tam bir ihtişam ve Batı Avrupa’daki en büyük Ortodoks kilisesi olma özelliğiyle etkileyici bir durak.

Katedralin hemen yanındaki Kauppatori (Pazar Meydanı) ise tam bir şehir klasiği. Renkli tezgâhlar, balıkçılar, deniz ürünleri kokusu, taze meyveler ve hediyelik eşyalar… Biz burada hem şehrin ritmine karıştık hem de küçük alışverişler yaptık.

Senato Meydanı ve Helsinki Katedrali

Helsinki’nin kalbi diyebileceğimiz Senato Meydanı, şehrin neoklasik ruhunu en iyi yansıtan yer. Ortasında II. Aleksander’in heykeli, etrafında Helsinki Üniversitesi, Senato Binası ve bembeyaz dokusuyla Helsinki Katedrali yükseliyor.

Biz katedralin önünde durup hem dış cephesini hem de çatıdaki 12 havarinin heykellerini hayranlıkla izledik. İçerisi de oldukça sade ama etkileyici; gün içinde ışıkla birlikte değişen kubbeler inanılmaz bir manzara sunuyor.

Ada Şehri Helsinki

Suomenlinna’yı gördükten sonra “Geri kalan 300 ada nasıl acaba?” diye düşündük. Vaktiniz varsa kısa feribot seferleriyle adalar arasında minik keşifler yapmak harika. Bazısı tamamen orman, bazısı sahil yürüyüşü için ideal, bazısı ise yaz aylarında kültürel etkinlikler sunuyor. Biz birkaç tanesini keşfettik ve her biri ayrı bir sürpriz oldu.


Alışveriş: Kuzeyin Sade ve Şık Tarzı

Helsinki’de alışveriş hem kolay hem keyifli. Mağazalar sabah 9’dan akşam 9’a kadar açık ve birbirine çok yakın. Biz özellikle Mannerheimintie, Aleksanterinkatu, Bulevardi ve Esplanadi’yi tercih ettik.

Stockmann ve Sokos gibi büyük mağazalarda ise her ihtiyacı bulmak mümkün. Pazarlar ise ayrı bir dünya:

  • Hakaniemi Hali: Alt katta yiyecekler, üst katta el işi ürünler
  • Hietalahti Hali: Lezzetli restoranlarıyla ünlü
  • Kauppatori Bit Pazarı: Deniz ürünleri, hediyelik eşyalar ve renkli tezgahlar


Bizim Notlarımız – Helsinki

Helsinki sokaklarında gezdikçe şehrin modern ruhunu her köşede hissettik. Bizim defterimize düşenler:

  • Rock Church (Temppeliaukio): Kaya içine oyulmuş, akustik harikası bir kilise

  • Oodi Şehir Kütüphanesi: Modern ve fonksiyonel, çalışma, dinlenme, etkinlik her şey var
  • Esplanadi Parkı: Heykellerle süslü, şehrin nefes aldığı yerlerden
  • Savotta Restaurant: Eski ve popüler, atmosferi unutulmaz
  • Central Station: Dünyanın en güzel tren istasyonlarından biri seçilmiş
  • Amos Rex: Yer altı modern sanat müzesi, mimarisi bile başlı başına etkileyici
  • Kamppi Chapel: Şehrin ortasında dingin bir ahşap yapı
  • Suomenlinna Fortress: UNESCO mirası, dünyanın en büyük deniz kalelerinden biri


Helsinki’ye Veda – Kuzeye Doğru Yolculuk Devam Ediyor

Helsinki, sakinliği, modern çizgisi ve doğayla iç içe yaşamıyla yolculuğumuzda en huzur veren duraklardan biri oldu. Baltık rüzgârı eşliğinde geçirdiğimiz her anı hafızamıza keyifle kazıdık.

Ama maceramız elbette burada bitmiyor! Şimdi rotamızı Baltık Denizi’nin ötesine, İsveç’in başkenti Stockholm’e çeviriyoruz. Kuzeyin bu büyüleyici şehirlerini birlikte keşfetmeye devam edeceğiz.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere keşfe devam ediyoruz!

 

No comments:

Post a Comment