27 November 2025

BÖLÜM 6: EYOBUS İLE KUZEY AVRUPA DENEYİMİ - ISVEC: STOCKHOLM

Merhaba gezisever dostlar! Kuzey Avrupa’nın serin rüzgârlarında çıktığımız yolculuğumuzun yeni durağı Stockholm. Helsinki’den ayrılıp Baltık Denizi’nin sakin sularında ilerlerken ufukta beliren renkli evler, ince kuleler ve köprülerle birbirine bağlanan adalar bize Stockholm’e yaklaştığımızı fısıldıyordu. İsveç’in başkenti aynı zamanda ülkenin kültür, sanat, siyaset ve ekonomi merkezi… Yani tam bir “kuzey başkenti”!


Yaklaşık 14 ada üzerine kurulu bu şehir, hem tarih kokan sokakları hem de modern yaşamın zarif dokunuşlarıyla bizi daha ilk dakikadan etkisi altına aldı. Gamla Stan’ın eski taşlarıyla Djurgarden’ın masmavi doğası iç içe geçiyor; tarih ve modernite adeta el ele yürüyordu.

Stockholm: Adalar Şehrine İlk Adım

Fiyort hissi veren kanalları, Mälaren Gölü’nün kıyıları, rengarenk cepheli evleri ve tertemiz sokaklarıyla Stockholm, “temiz, düzenli ve huzurlu” kelimelerine tam anlamıyla hayat veriyor. Şehir hem çok tarihi hem çok modern ama en güzeli, kendinizi sanki yüzyıllardır tanıdığınız bir yerdeymiş gibi hissettirmesi.

Stockholm Şehir Müzesi : Stadsmuseet

İlk durağımız şehrin hafızasını taşıyan Stockholm Şehir Müzesi oldu. 16. yüzyıldan günümüze Stockholm’ün geçirdiği değişimi görmek inanılmaz keyifliydi. Küçük bir ticaret kasabasından modern bir dünya kentine dönüşen şehrin hikâyesi burada tüm detaylarıyla anlatılıyor.

Biz burada eski Stockholm’ün maketlerine baktık, günlük yaşam objelerini inceledik ve şehrin nasıl şekillendiğine hayran kaldık.

Gamla Stan: Stockholm’ün Kalbi

Stockholm’ün ruhunu arıyorsanız, hiç düşünmeden Gamla Stan deriz. 1252’de şehrin temellerinin atıldığı bu bölge, daracık sokakları, renkli binaları, tarihi meydanları ve masalsı atmosferiyle insanı adeta Orta Çağ’a götürüyor.

Biz burada:

  • Nobel Müzesi’ni ziyaret ettik, Alfred Nobel’in hikâyesine tanık olduk
  • Parlamento Binası, Stockholm Katedrali ve Kraliyet Sarayı’nı keşfettik
  • Stortorget Meydanı’nda rengarenk binalar arasında dolaştık ve ünlü Chokladkoppen’de kahvemizi yudumladık
  • Gizli bir hazine olan Nobel Kütüphanesi’ne uğrayıp Nobel dondurmasını denedik ve gerçekten damağınızda kalıyor!

Gamla Stan, yürüyerek keşfetmenin en keyifli olduğu yerlerden biri; biz her köşesinde saatler geçirdik.


Skansen Açıkhava Müzesi: Dünyanın İlk Açıkhava Müzesi

Djurgarden Adası’na geçtiğimizde bizi Skansen Açıkhava Müzesi karşıladı. Burası sadece bir müze değil, aynı zamanda mini bir köy ve hayvanat bahçesi konseptinde büyük bir park. Eski İsveç evlerini, kıyafetlerini, zanaatkarları ve geleneksel yaşamı birebir görmek çok keyifliydi.

Djurgarden Adası: Stockholm’ün Kültür Merkezi

Djurgarden, adeta şehrin kültürel kalbi. Feribotla 9 dakikada ulaştığımız adada:

  • ABBA Müzesi
  • Vasa Müzesi
  • Skansen Açıkhava Müzesi
  • Gröna Lund Eğlence Parkı

ve daha birçok ünlü durak var. Biz burada hem müzeleri gezdik hem de doğayla iç içe yürüyüş yaptık.

Vasa Müzesi  (17. Yüzyıldan Çıkan Bir Hazine)

1628’de ilk seferinde batan Vasa Gemisi, 1961’de su altından çıkarılmış ve restore edilmiş. Müze içinde geminin hikâyesini, günlük yaşamını ve dönemin sanat anlayışını keşfettik. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık bile; gemi gerçekten nefes kesici!

Stockholm Belediye Binası: Nobel’in Evi

Kungsholmen Adası’nda yer alan Belediye Binası, Stockholm’ün en ikonik yapılarından. Her yıl 10 Aralık’ta Nobel Ödül Töreni burada yapılıyor. Biz rehberli tura katıldık ve 106 metre yüksekliğindeki kuleye çıkarak Stockholm manzarasını seyrettik ve kesinlikle görmeye değer!


Stockholm’ün Renkli Sokakları ve Meydanları

  • Västerlånggatan: Gamla Stan’ın en eski caddelerinden, hediyelik eşya dükkanları ve kafeleriyle dolu
  • Stortorget: Tarihi olayların sahnesi, fotoğraf çekmek için mükemmel
  • Järntorget: İkinci eski meydan, cafeleri ve canlı atmosferiyle keşif noktası
  • Tyska Kyrkan (Alman Kilisesi): Gotik mimarisi ve etkileyici iç dekoru ile göz alıcı


Stockholm’de Alışveriş

Biz alışveriş için en çok Drottninggatan, Gamla Stan, Hamngatan ve Gallerian AVM’yi tercih ettik. Yaz aylarında Skansen’deki zanaatkâr stantları da oldukça ilgi çekici.



Bizim Notlarımız: Stockholm

  • Cafe Konditori: Järntorget’te mütevazi ve sıcak bir pastane
  • Mårten Trotzigs Gränd: Stockholm’ün en dar sokağı, fotoğraf için ideal
  • Fika Saati: İsveç’in geleneksel kahve ve çörek molası... mutlaka deneyin!
  • City Hall Turları: 45 dakikalık İngilizce tur, çok keyifli
  • Galärvarvet Bölgesi: Vasa’dan Viking Museum’a kadar onlarca müzeyi kapsıyor
  • National Museum: Ücretsiz sanat galerisi
  • Sofia Church: Şehir manzarası şahane
  • Stockholm metrosu: 150 istasyon, her biri farklı bir sanat konsepti; zamanınız varsa mutlaka tur yapın


Bir Kuzey Masalının Ardından…

Stockholm; ada üzerindeki yaşamı, tarih kokan sokakları, dingin gölleri ve kendine özgü kültürüyle kalbimizde özel bir yer edindi. Burada sadece güzellik değil, aynı zamanda sakinlik, ilham ve keşfetme arzusu da bulduk.

Ve şimdi… yolculuğumuz kuzeyin başka bir büyüsüne doğru devam ediyor: Norveç! Flam, Bergen ve Stavanger bizi bekliyor. Fiyortların, masalsı tren yollarının ve muhteşem doğanın içinde yeniden buluşmak üzere!

22 November 2025

BÖLÜM 5: EYOBUS İLE KUZEY AVRUPA DENEYİMİ - FİNLANDİYA: HELSİNKİ

Merhaba gezisever dostlar! Baltık kıyılarında başladığımız bu macerada Tallinn’i geride bırakıp şimdi de “Bin Göller Ülkesi” Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye doğru uzanıyoruz. Tallinn Limanı’ndan Viking Line feribotuna bindik ve Baltık Denizi’nde süzülürken bir yandan Estonya’nın kırmızı çatılı şehir silueti yavaşça uzaklaşıyor, diğer yandan kuzeyin serin rüzgârı yeni bir maceranın kapısını aralıyordu.


Feribot Helsinki Limanı’na yaklaşırken şehri daha ilk bakışta hissettik: sakinliği, düzeni, doğayla iç içe zarif mimarisi… 315 adadan oluşan bu ada şehri, hem büyük hem ferah hem de huzurlu bir metropol olarak gönlümüzde ayrı bir yer açtı.

Helsinki: Kuzeyin Sakin, Modern ve Masalsı Şehri

Helsinki’de turistik yerler birbirine çok yakın, bu yüzden şehri yürüyerek keşfetmek büyük keyif. Geniş caddeleri, pastel renkli binaları ve Baltık esintisiyle her adımda hem doğayla hem modern yaşamla iç içe bir şehirde olduğumuzu hissettik.

Suomenlinna Adası ve Kalesi

Helsinki denince akla gelen ilk yerlerden biri tabii ki Suomenlinna! Market Square’den kalkan feribotla sadece 15 dakikada ulaştık. Altı adaya yayılmış dev bir kale kompleksi var ve biz burayı keşfederken kendimizi adeta tarih içinde yolculuk yaparken hissettik.


18. yüzyılda İsveç Krallığı tarafından inşa edilen kale, yıllar içinde kuşatmalara ve savaşlara tanıklık etmiş. 1808’de Ruslara teslim olmuş ama bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde hem müzeleri hem kafeleri hem de huzur dolu sokaklarıyla adeta açık hava müzesi gibi. Biz ada sokaklarında dolaşırken bir anda kendimizi askeri tünellerde ve deniz fenerlerinin kıyısında dalgaları dinlerken bulduk. Üstelik şehir içi biletimiz feribotta da geçerliydi; kolay ulaşılabilir bir tarih yolculuğu olmuş oldu.

Uspenski Katedrali ve Kauppatori

Senato Meydanı’ndan denize doğru yürürken karşımıza Uspenski Katedrali çıktı. Altın kubbeleriyle tam bir ihtişam ve Batı Avrupa’daki en büyük Ortodoks kilisesi olma özelliğiyle etkileyici bir durak.

Katedralin hemen yanındaki Kauppatori (Pazar Meydanı) ise tam bir şehir klasiği. Renkli tezgâhlar, balıkçılar, deniz ürünleri kokusu, taze meyveler ve hediyelik eşyalar… Biz burada hem şehrin ritmine karıştık hem de küçük alışverişler yaptık.

Senato Meydanı ve Helsinki Katedrali

Helsinki’nin kalbi diyebileceğimiz Senato Meydanı, şehrin neoklasik ruhunu en iyi yansıtan yer. Ortasında II. Aleksander’in heykeli, etrafında Helsinki Üniversitesi, Senato Binası ve bembeyaz dokusuyla Helsinki Katedrali yükseliyor.

Biz katedralin önünde durup hem dış cephesini hem de çatıdaki 12 havarinin heykellerini hayranlıkla izledik. İçerisi de oldukça sade ama etkileyici; gün içinde ışıkla birlikte değişen kubbeler inanılmaz bir manzara sunuyor.

Ada Şehri Helsinki

Suomenlinna’yı gördükten sonra “Geri kalan 300 ada nasıl acaba?” diye düşündük. Vaktiniz varsa kısa feribot seferleriyle adalar arasında minik keşifler yapmak harika. Bazısı tamamen orman, bazısı sahil yürüyüşü için ideal, bazısı ise yaz aylarında kültürel etkinlikler sunuyor. Biz birkaç tanesini keşfettik ve her biri ayrı bir sürpriz oldu.


Alışveriş: Kuzeyin Sade ve Şık Tarzı

Helsinki’de alışveriş hem kolay hem keyifli. Mağazalar sabah 9’dan akşam 9’a kadar açık ve birbirine çok yakın. Biz özellikle Mannerheimintie, Aleksanterinkatu, Bulevardi ve Esplanadi’yi tercih ettik.

Stockmann ve Sokos gibi büyük mağazalarda ise her ihtiyacı bulmak mümkün. Pazarlar ise ayrı bir dünya:

  • Hakaniemi Hali: Alt katta yiyecekler, üst katta el işi ürünler
  • Hietalahti Hali: Lezzetli restoranlarıyla ünlü
  • Kauppatori Bit Pazarı: Deniz ürünleri, hediyelik eşyalar ve renkli tezgahlar


Bizim Notlarımız – Helsinki

Helsinki sokaklarında gezdikçe şehrin modern ruhunu her köşede hissettik. Bizim defterimize düşenler:

  • Rock Church (Temppeliaukio): Kaya içine oyulmuş, akustik harikası bir kilise

  • Oodi Şehir Kütüphanesi: Modern ve fonksiyonel, çalışma, dinlenme, etkinlik her şey var
  • Esplanadi Parkı: Heykellerle süslü, şehrin nefes aldığı yerlerden
  • Savotta Restaurant: Eski ve popüler, atmosferi unutulmaz
  • Central Station: Dünyanın en güzel tren istasyonlarından biri seçilmiş
  • Amos Rex: Yer altı modern sanat müzesi, mimarisi bile başlı başına etkileyici
  • Kamppi Chapel: Şehrin ortasında dingin bir ahşap yapı
  • Suomenlinna Fortress: UNESCO mirası, dünyanın en büyük deniz kalelerinden biri


Helsinki’ye Veda – Kuzeye Doğru Yolculuk Devam Ediyor

Helsinki, sakinliği, modern çizgisi ve doğayla iç içe yaşamıyla yolculuğumuzda en huzur veren duraklardan biri oldu. Baltık rüzgârı eşliğinde geçirdiğimiz her anı hafızamıza keyifle kazıdık.

Ama maceramız elbette burada bitmiyor! Şimdi rotamızı Baltık Denizi’nin ötesine, İsveç’in başkenti Stockholm’e çeviriyoruz. Kuzeyin bu büyüleyici şehirlerini birlikte keşfetmeye devam edeceğiz.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere keşfe devam ediyoruz!

 

CHAPTER 5: NORTHERN EUROPE EXPERIENCE WITH EYOBUS – FINLAND: HELSINKI

Hello, travel-lovers! Our Baltic adventure continues. After exploring the charming streets of Tallinn, we set our sights on Helsinki, the elegant capital of Finland, the famed “Land of a Thousand Lakes.” Boarding the Viking Line ferry from Tallinn Port, we watched Estonia’s red-roofed skyline slowly fade behind us. The crisp northern breeze and the calm waters of the Baltic Sea promised that a brand-new chapter was waiting just ahead.


As we approached Helsinki Port, the city revealed its character instantly: a harmonious blend of calm, order, and nature. Spread across 315 islands, this spacious yet serene metropolis made a lasting impression from the moment we arrived.


Helsinki: A Calm, Modern & Fairytale City of the North

Helsinki is delightfully walkable. Its wide avenues, pastel-colored buildings, and refreshing Baltic air make it a city best explored on foot. Each step offered a reminder of how masterfully Helsinki balances modern life with natural beauty.


Suomenlinna Island & Fortress

No visit to Helsinki is complete without Suomenlinna. A quick 15-minute ferry ride from Market Square transported us to this massive fortress spread across six islands. As we wandered through ancient walls, tunnels, and lighthouse viewpoints, it felt like time had slowed down.

Originally built by the Swedish Crown in the 18th century, the fortress has witnessed numerous battles throughout history. Though it was surrendered to Russia in 1808, today Suomenlinna is a UNESCO World Heritage Site — a peaceful open-air museum filled with cafés, museums, and charming walkways. And yes, your regular city ticket works on the ferry too, making this historical escape incredibly easy.

Uspenski Cathedral & Kauppatori

From Senate Square, we walked toward the waterfront and soon found ourselves standing before the magnificent Uspenski Cathedral. With its golden domes and status as the largest Orthodox church in Western Europe, it’s a breathtaking sight.

Right next door lies Kauppatori (Market Square), a must-visit for anyone wanting to feel the pulse of the city. Fresh berries, seafood stalls, handcrafted gifts, local street food, this vibrant market had us immersed in Helsinki’s daily rhythm in no time.

Senate Square & Helsinki Cathedral

Senate Square is the beating heart of Helsinki’s neoclassical charm. With the statue of Alexander II at its center and the University of Helsinki and Senate Building around it, the square offers a postcard-perfect view, crowned by the iconic white Helsinki Cathedral.

We took our time admiring the cathedral’s pristine façade and the statues of the 12 apostles watching over the city from the rooftop. Inside, the minimalist Scandinavian design takes the spotlight, with daylight creating ever-changing reflections beneath the domes.


Helsinki: The City of Islands

After exploring Suomenlinna, we couldn’t help but wonder: “What about the other 300 islands?”

If you have time, short ferry rides will lead you to quiet forested islands, coastal walking paths, and summer cultural spots. Each island has its own personality, and every mini-excursion feels like discovering a hidden gem.


Shopping in Helsinki: Northern Style, Pure & Elegant

Shopping in Helsinki is effortless. Stores are open from 9 AM to 9 PM and conveniently close to one another. Our favorite streets included:

  • Mannerheimintie

  • Aleksanterinkatu

  • Bulevardi

  • Esplanadi

For everything under one roof, Stockmann and Sokos are the go-to places. But the markets truly stole our hearts:

  • Hakaniemi Market Hall: Food downstairs, handmade crafts upstairs

  • Hietalahti Market Hall: Famous for its delicious eateries

  • Kauppatori Flea Market: Seafood, souvenirs, and lively stalls right by the sea

Our Helsinki Notes

With every street we explored, Helsinki’s modern spirit shone through. Here are the highlights we wrote in our travel journal:

  • Rock Church (Temppeliaukio): A rock-carved architectural wonder with flawless acoustics

  • Oodi City Library: A futuristic cultural hub with workspaces, reading areas, and event zones

  • Esplanadi Park: Green, artistic, and one of the city’s favorite breathing spaces

  • Savotta Restaurant: Traditional flavors in an unforgettable atmosphere

  • Central Station: Considered one of the most beautiful train stations in the world

  • Amos Rex: A modern art museum with striking architecture — even the exterior is an attraction

  • Kamppi Chapel: A serene wooden sanctuary in the middle of the city

  • Suomenlinna Fortress: One of the world’s largest sea fortresses and a UNESCO treasure


Farewell Helsinki - The Journey North Continues

Helsinki was one of the most peaceful stops of our northern route. Its calm streets, modern design, and seamless integration with nature left us with unforgettable memories, all accompanied by the gentle breeze of the Baltic Sea.

But the adventure doesn’t end here!

Stay tuned, the journey through the magical cities of the north continues!

09 November 2025

CHAPTER 4: NORTHERN EUROPE EXPERIENCE WITH EYOBUS – ESTONIA: TALLINN

Hello, travel-lovers! In the fourth part of our series “A Northern Europe Experience with Eyobus,” we’re in Estonia, the northernmost of the Baltic countries and our third city on the journey. Leaving behind our previous stop, Riga, the capital of Latvia, we’ve headed north toward this country known as a pioneer of the digital age.


As always, I’m here with you in writing. I wish I could explore every street and every stone of Tallinn together with you in person, but for now, I’ll take you on a tour through my words and photographs. Who knows maybe one day we’ll explore it together… if you’d like, of course!


The Country of the Digital Age

Despite its tiny size, Estonia is a country that offers great inspiration to the world. In addition to being the first Baltic state to break away from the Soviet Union, it stands out as a nation that has successfully moved its entire system into the digital realm. Imagine this in Estonia, internet access is a free citizenship right!

From tax declarations to elections, from doctor appointments to founding a company — everything can be done online. In fact, no matter where you are in the world, you can obtain a digital residency and even establish a company in Estonia. In this sense, Estonia truly deserves the title of a “country living in the future.”


Tallinn: Cobblestone Streets and a Fairytale Charm

The moment you set foot in Tallinn, it feels as though you’ve wandered straight into a medieval fairytale. The city’s heart beats in the Old Town, a UNESCO World Heritage Site. With its winding cobblestone lanes, spire-topped towers, and red-roofed houses, it exudes timeless charm.

We began our journey at Town Hall Square (Raekoja plats) and were amazed to learn that Europe’s very first Christmas tree was erected here back in 1441. In one corner of the square stands the Town Hall Pharmacy, which has been operating since 1422, making it the oldest continuously running pharmacy in Europe. Step inside to discover centuries-old artifacts and explore some intriguing herbal remedies still reminiscent of the Middle Ages.


Alexander Nevsky Cathedral and Toompea Castle

Our next stop was one of Tallinn’s most recognizable landmarks, the Alexander Nevsky Cathedral. Built in 1894, this grand Orthodox church, crowned with shimmering golden domes, can be seen from nearly every corner of the city. Once regarded by Estonians as a symbol of Russian dominance, it has since become one of the country’s most cherished historical monuments.

Standing right beside it is Toompea Castle, an imposing yet elegant Baroque masterpiece. Today, it serves as the seat of the Estonian Parliament and stands as a proud emblem of national independence. Each morning, the Estonian flag is raised atop Tall Hermann Tower, a daily ritual filled with deep patriotic meaning.

From the Patkul Viewing Platform just behind the castle, you can take in a breathtaking view of the Old Town’s red rooftops cascading toward the Baltic Sea, a moment of pure magic that lingers long after your visit.

Dome Church, Mysterious Tales, and Medieval Restaurants

As we made our way down from Toompea Hill, we stopped at the Dome Church (St. Mary’s Cathedral), the oldest church on the Estonian mainland. Inside, you can see the coats of arms of 107 noble families, making it home to the largest collection of heraldic shields of any church in Europe.

Tallinn captivates not only with its history but also with its legends. For instance, the building that now houses the restaurant Rataskaevu 16 is tied to the eerie tale of the “Devil’s Wedding.” According to legend, the owner secretly tried to spy on a mysterious wedding taking place upstairs, only to discover that the groom was none other than the devil himself, and the owner vanished into that room forever. To this day, the room is said to remain locked.

Stories like this are scattered throughout the city, adding an extra layer of mystery and magic to Tallinn’s medieval charm.


To take a short break, we stopped by Olde Hansa and III Draakon, two restaurants located right next to the Town Hall. Dining there feels like stepping straight into the Middle Ages — with meals served on wooden plates, illuminated only by the warm glow of candlelight. It was a true medieval experience in every sense.


We took our sweet break at Maiasmokk Café, the oldest café in Tallinn. With a history spanning over 150 years, it still preserves its original interior décor. Here, you can indulge in anything on the menu with complete peace of mind everything is as delightful as the atmosphere itself.


Palaces, Towers, and a City Full of Museums

For history lovers, Tallinn is like an open-air museum.

Kadriorg Palace, built by Russian Tsar Peter I for his wife Catherine, is a striking example of Baroque architecture with a Baltic twist. Today, part of the Estonian Art Museum is housed within its elegant walls.

The Kiek in de Kök Museum and the Danish King’s Garden offer a true time-travel experience with their towers, tunnels, and medieval-themed stories. The garden’s “Three Monks” statues have become one of the city’s most popular photo spots, capturing the charm and history of Tallinn in a single frame.



Venturing a bit outside the city center, we came across the Estonian Open Air Museum. Here, you can see farmhouses, churches, and village life preserved exactly as they were in the 18th and 19th centuries. In short, Tallinn is not just a city steeped in history it’s a living history book.


Farewell to Tallinn – A New Adventure with Viking Line

Our stop in Estonia on the Baltic tour left us with unforgettable memories. Tallinn is a city where modernity and historical depth meet. As you stroll along the cobblestone streets, you hear the church bells ringing, while at the same time, you see young people working on laptops outdoors, blending the old and the new in a truly unique way.

It was time to move on to the next stage of our journey. Boarding the Viking Line ferry at Tallinn Harbor, we set sail across the Baltic Sea toward Helsinki, the capital of Finland. As Tallinn’s towers slowly faded into the horizon, I felt a mix of bittersweet nostalgia and excitement for discovering a new country.

In our next post, we’ll meet in the “Land of a Thousand Lakes”, exploring the captivating capital of Finland, Helsinki!